Din, insanlar�n izah edemedikleri mes'eleleri kamufle i�in zorunlu olarak ortaya at�lan bir fikirdir, deniliyor. Medeniyetin terakki etmesi dine olan ihtiyac� ortadan kald�r�r m�?

Din d��manlar�, din mefh�munun insanlar taraf�ndan bir acziyet veya ��kr�n if�desi olarak uyduruldu�unu iddi� etmektedirler. Fikirlerinin h�l�sas� �udur: K�inatta esr�r�n� anlayamad���m�z, fizik ve kimy�n�n kanunlar�yla ��zemedi�imiz baz� h�diseler vard�r. ��te ��z�lemeyen bu h�diselere, bir ��z�m getirmek i�in, bunlar eskiden oldu�u gibi bug�n de hep bir yarat�c�ya istinat ettirilmi�tir. Ayr�ca insanlar,kendilerine menfaati �ok olan varl�klara birer kutsiyet atfetmi�, daha sonra da onlar� birer il�h kab�l etmi�lerdir. Ganj nehrinin Hindistanl�lar i�in, Nil nehrinin de M�s�rl�lar i�in mukaddes olu�u ve bu �lkelerde ba�lay�p g�n�m�ze kadar da devam eden ine�e kutsiyet atf� hep insano�lunun menfaat�na katk�lar� dolay�s�ylad�r. Korku kar��s�nda da insan�n tavr� bundan farkl� olmam��t�r. A��r� korku onu sayg�ya s�r�klemi� ve bu sayg�yla korktu�undan emin olaca�� kan�at�na s�hip olmu�tur. Baz� dinlerde hay�r ve �erre ait iki ayr� il�h kabul edilmesi, bir cihetten bu sevgi ve korkuyu iki ayr� il�ha taksim man�s�nad�r. Cennet ve Cehennem de ayn� ruh h�linden kaynaklanan d���ncelerin mahsul�d�r. Din, haddizat�nda bir burjuva tesellisidir; din adamlar�n�n uydurdu�u s�m�r� arac�d�r ve o bir afyondur, insanlar� uyutmak i�in uydurulmu�tur.. ve daha neler neler? Hakikaten din, onlar�n dedi�i gibi sonradan m� uydurulmu�tur.Ve alt�ndan kalk�lamayan h�diselere �z�h getirmek i�in �c�d edilmi� bir avunma ve tesell� kayna�� m�d�r? Hay�r hay�r, asl� ve kat'�!

Din, Arap�a bir kelime olup, it�at etmek, ceza vermek ve yol gibi man�lara gelir. Es�sen bu �� kelime de dinin tarifi i�inde vard�r. O bir yoldur, �ehr�ht�r, bir ana caddedir. Onda Cen�b-� Hakk'a it�at s�z konusudur. Ve yine onda, it�at edene m�k�f�t, etmeyene de cez� vermek gibi bir m�eyyide de vard�r.

Dinin �err� tarifi ise ��yledir :"Din akil sahiplerini bizzat hay�rlara sevk eden il�h� kanunlar�n b�t�n�d�r."

Din ak�l s�hiplerine hit�p eder. B�ylece insanlar it�atlar�n� kendi ir�deleriyle yapm�� olurlar. Din, ir�denin hakk�n� verir, onu fel� etmez. Ve onun insanlar� sevk etti�i nokta da mutlak hay�rd�r. �unun bunun anlay�� ve tel�kkisine g�re hay�r kab�l edilenlere de�il, hayr�n bizzat kendisine do�ru y�nlendirme bahis mevz�udur.

Din bu y�nlendirmeyi evvela, itik�t cihetinden ele al�r. Belki, insan s�rf akl�yla dahi, kendisini ve b�t�n k�inat� yaratan bir yarat�c�n�n oldu�unu kavrayabilir, fakat o, bir neb�nin g�r�l g�r�l sesinden, vicdan�ndaki kabul� destekleyen bir sad� ile, Rabbinin an�ld���n� duydu�unda, esas inanmas� gerekti�i �ekilde bir �m�n ve yak�ne sahip olur. Ayn� zamanda o Neb�, Cen�b-� Hak'tan vazifeli oldu�unu g�steren belgelerle gelmi�tir. G�sterdi�i y���n y���n mucizenin yan�nda bir de mucizeli�i k�y�mete kadar s�recek bir Kitap getirmi�se, art�k ku�kuya meydan kalmam�� demektir. Bu insan, o kitap sayesinde, �hirete ve kadere nas�l inan�lmas� gerekti�ini ve daha nelere inan�lmas�n�n �art oldu�unu ��renecek ve orada mu�lak gelen hususlar�, bizzat O nebi talim edecek, �z�hta bulunacakt�r.

B�yle bir �m�n�n, g�n�llerde hep taze olarak kalabilmesi ve bayatlay�p p�rs�memesi ise, ib�dete ba�l�d�r. �m�n, ib�det sayesinde hi� eskimeden hep yeni kalabilir. Yoksa, ibadetsiz insanda., bir m�ddet sonra �m�n, a�k ve �evki ad�na s�dece yerin alt�ndaki b�y�kleriyle �v�nme kal�r. Onlar�n da s�rf hoca ve hac� olduklar�ndan bahseder. Ger�i, ecd�d�na a�z� dolu dolu s�venlere g�re, onlarla �v�nen insan elbette i�inde az da olsa bir cevher ta��yor say�l�r ama, b�yle bir cevherin son �na kadar dayan�p dayanamayaca�� me�h�ld�r.

G�nde be� defa ko�up ula�t���m�z Allah huz�ru, bizi her an �ahland�racak ve �det� inand���m�z hususlara yeniden bir ahd � peym�na zorlayacakt�r. Her namaz�nda hatta, her namaz�n her rekat�nda, Kur'�n ve te�b�hlerde Allah'tan yeni mesajlar al�nam�yorsa, bu �lfet ve �nsiyetin p�rs�tt��� bir ib�dettir ki �u�rsuzca ve led�nniy�t�na v�k�f olmadan ge�i�tirilmi� bir bor� ed�s� say�l�r. B�yle bir namaz�n ed�s�yla farz yerine getirilmi� olsa bile as�l, namazdan beklenen f�y�z�t elde edilmi� olamaz.

Onun i�indir ki, b�y���m�z, secdesinde �yle bir h�l hisseder ki,ke�ke der "��yle bir rekat namaz k�labilseydim."Ve sonra da �u tavzihte bulunur: "��te sah�b�nin her namaz� b�yleydi". Her namaz�n her r�kn� onlara, Cenab-� Hak'tan ayr� mesajlar getiriyordu. �b�detlerinde �lfet ve �nsiyet yoktu. Di�er ib�detler de ayn� ruh h�letini verecek m�hiyetteydi. Bu itib�rla, Hacca giden, zek�t veren, oru� tutan emri bilm�r�f, nehyi anilm�nker'de bulunan herkes yapt��� ib�detlerin cinsine g�re, o ib�detten beklenen itici ve takviye edici manev� g�� ve dinamikler iyi de�erlendirmelidir ki �m�n�n� tam per�inleyebilsin.

Dinin bir di�er y�n� de mu�mel�ta bakar. �nanan insan�n �ar�� ve pazar� Cen�b-� Hakk'�n r�z�s�na uygun �ekilde d�zenlenmelidir. Tic�ret ahl�k� ve prensipleri Kur'�n ve S�nnet �l��lerine uygun h�le getirilmelidir. Bu da yine �m�n� ve, itik�d� takviye eden hususlardand�r. ��nk� bu sayede insan nefsinin arzu ve isteklerini terk ederek Cen�b-� Hakk'�n emir ve isteklerine r�m olmaktad�r.

Diyelim ki m�'min bir mal satacak, o mal�n�n ay�b�n� s�ylemesi,gerekir. Halbuki o, mal�n ay�b�n� s�yledi�inde, kazanc� azalacak veya zarar g�recektir. ��te buna ra�men, mal�n�n kusurunu s�yleyen insan, i�inde Rabb'e itaatten gelen bir in�ir�h hisseder. Biraz sonra Rabb'in huz�runa gelip namaza durdu�unda, i�indeki bu in�ir�h, onun namazdan elde edece�i feyze m�sbet y�nde te'sir edecek ve b�ylece o da �m�n�n�n tazeli�ini ve zindeli�ini korumu� olacakt�r. ��te bunlar bizi Rabb'e g�t�ren ves�lelerdir. Zaten ves�le aramam�z� bizzat kendisi emretmektedir. Allah Ras�l�, ma�arada kalan �� ki�inin durumunu anlat�rken, onlar�n yapt�klar� iyi amelleri nas�l birer ves�le yap�p ma�aran�n a�z�n�n a��lmas�n� talep ettiklerini anlat�r ve ves�lenin �nemine dikkati �eker. Bunlardan birisi, ana ve babaya kar�� m�r�vveti, di�eri iffeti ve bir ���nc�s� de hakka ri�yeti kendilerine ves�le yapm�� ve du� etmi�ler; b�ylece ma�aran�n a�z�n� kapayan ta� da a��lm��t�r. De�il sadece hareket ve davran��lar�m�zda, bizler elimizden gelse, fizik� yap�m�z itib�riyle Allah Ras�l�ne benzemeye �al���r�z. Evet, onun gibi g�ze, kula�a, burna, a�za s�hip olmay� kim arzu etmez. �yleyse, m�mk�n olmayan benzeme �eklinden m�mk�n olan benzeme �ekline intik�l ederek, ahl�k�m�z� ve ya�ay�� tarz�m�z� tam ona uydurma gayretine girece�iz. O'nun gibi yiyecek, giyecek, yatacak, kalkacak ve kullu�umuzu da O'nun gibi yapmaya �al��aca��z.

Cen�b� Hakk f�ize haram demi�se, bir kuru�a bin kuru� dahi f�iz verilse biz ondan tevakk� edip ka�aca��z. Yar�n kar��m�za bir alev bir kor halinde ��kacak olan, b�y�k k���k b�t�n g�nahlara kar�� da tavr�m�z� ayn� �ekilde ayarlayaca��z.

B�t�n bunlardan anla��lan �ey �udur: Din bir b�t�nd�r, tecezzi ve ink�s�m kabul etmez. Veya ba�ka bir if�deyle tecezz� ve ink�s�m kabul edene din denmez. Sanki din bir a�a� gibidir. �tik�da ait meseleler onun k�k�, ib�dete m�teallik hususlar, dal� buda��, mu�mel�t onun �i�ekleri, uk�b�t koruyucusu, evr�d ve ezk�r gibi hususlar da o a�ac� alttan ve �stten besleyen unsurlard�r. ��te b�yle bir b�t�nl�k ve yekparelik arz eden din, b�t�n�yle Allah taraf�ndan vaz' edilmi� ve peygamber taraf�ndan da tebl�� ve tal�m edilmi�tir.

Herkesin vicd�n�, Rabbiyle m�n�sebete ge�ip, d�nin r�hunu vas�tas�z O'ndan alabilirdi. Fakat, herkesin o ruh saffetine ermesi m�mk�n olmad���ndand�r ki, Cen�b-� Hakk enbiy�y� izam� istifa edip se�ti. "Allah� yastaf� minelmel�iketi rusulen ve minenn�si" (Hac. 75) . Allah ris�let vaz�fesini, ister meleklerden, isterse insanlardan bir se�kin gruba yapt�rt�r.

Cen�b-� Hakk'�n, yarat�ld���ndan beri, r�k�da, secdede ve k�yamda ib�det eden ve say�lar�n� ancak kendisinin bilebilece�i melekler varken, onlardan birine de�il de Allah Rasul�ne vahiy getirme vazifesini Cibril-i em�ne vermi�tir. Ve yirmi�� sene Efendimizle m�n�sebeti o temin etmi�tir.0, O'na vahiy getirdi, Allah Ras�l� de O'nu edeble dinledi ve b�t�n benli�ine i�ledi. O, ge�en yirmi�� senelik zaman zarf�nda, Cibril'le �yle bir dostluk ve karde�lik te'min ve te'sis etmi�ti ki, Cibril'in son geli�i onu iki b�kl�m etmi� ve a�latm��t�. ��te Allah (c.c.) ris�let vazifesine bunlar� se�iyordu. Di�er peygamberler de ayn� �ekilde se�ilmi�, �z ve kaymak h�line gelmi� insanlard�. Bunlar�n hepsinin madeni de alt�ndand�. Evet, Onlar �smarlama insanlard�. Nas�l Allah Ras�l� b�yle se�kindi, O'na sah�b� olma liy�kat�n� elde edenlerde ayn� �ekilde se�kin insanlard�. Ve din bize o alt�n zincirin intik�l ettirmesiyle gelip ula�m��t�r.

Peygamber Efendimiz ve b�t�n peygamberler, d�n� tebl�� u�runa her t�rl� �ile ve �zd�r�b� g���slemek mecburiyetinde kald�lar ve tabi� d�ny� nam�na ellerine ge�en herhangi bir �ey de yoktu. Hatta Efendimiz,dav�s�ndan vazge�seydi, hem �ok zengin olacak, hem d�ny�ya ait b�t�n ba�kalar�n�n arzu edip arkas�ndan ko�tuklar� �eyler O'nun �n�ne serilecekti. Civar�n en g�zel kad�n�yla evlenmek, Mekke'ye reis olmak da bunlar aras�ndayd�. �imdi b�rak�n bunlar�, o miraca ��km��t�. B�t�n y�ld�zlar parke ta�lar� gibi aya��n�n alt�na s�ralanm�� ve O&127;bunlar �zerinde y�r�yerek Rabbine varm��t�.G�r�lebilecek b�t�n g�zellikleri m���hede etmi� ve bir ba�kas�n�n asla vazge�ip d�nemeyece�i yerleri o teker teker dola��p gezmi� ve �mmetine de ayn� kavsiyeyi yapt�rabilmek i�in geri d�nm��t�. O devrede, acaba d�nd��� yer neresiydi? Ge�ti�i yollara dikenlerin serpildi�i, ta�lanarak ayaklar� kan revan i�inde b�rak�ld���, istihz� ve alay edildi�i, horlan�p hak�r g�r�ld��� bir yere d�n�yordu. Acaba, Allah Ras�l�n�n, b�t�n bu g�r�p katland�klar�na ne ihtiy�c� vard�. D�n� tebl�� ederken, hangi menfaat veya korku onu harekete ge�iriyordu? Bir insan� Cennet dahi b�y�leyip c�zibesi i�ine alamazsa ve o insan �mmetine d�nmeyi her �eye terc�h edecek kadar bir fed�k�rl�kta bulunursa, at�lan b�t�n bu iftir�lar, iftir� atan�n o kal�n kafas�n� k�rmaz m�?

Kendisine kullukta bulundu�umuz Allah (c.c.) her �eyden m�sta�n�dir. O'nun bizim din ve diy�netimize ihtiyac� yoktur. Kullu�a muhta� olan bizleriz. Yery�z�nde kendisine halife yapt��� insanlar�n, s�ir canl�lar kar��s�nda dengeli ve uygun ya�amalar�n� istiyor ve bunun i�in de, dengeli ve uygun ya�aman�n if�desi olan Kur'�n �izgisinde bizi harekete zorluyor. Di�er bir if�deyle, biz kendi kendimizi id�reden �ciz oldu�umuzdan dolay�, yanl�� i� yapmamam�z ve yanl�� yollara sapmamam�z, tak�l�p yollarda kalmamam�z i�in, bize din gibi ayd�nl�k bir yol l�tfediyor. Ve elimize verdi�i Kur'�n'a bakmam�z�, kendimizi o Kur'�n �l��lerine g�re ayarlamam�z� emrediyor. Ta ki bizler de insanl�k semas�n�n bur�lar�na do�ru mesafe kastedebilelim ve m�hiyetimize ait istid�t ve k�biliyetleri i�leterek, ufuk noktalara do�ru kanat ��rpabilelim.

Evet, bizim dine ihtiy�c�m�z var. E�er insanlar ger�ek ihtiy��lar�n� bilebilse ebed� saadete namzet olduklar�n�n �u�runa varsa ve b�t�n lat�felerini inki��f ettirme noktas�na ula�salard�, if�deleri ayr�; ancak talepleri ayn� olarak ��yle diyeceklerdi:"Allah'�m bize bir sistem g�nder, kendi sisteminle bizi id�re et, yanl�� yerlerde y�r�meden ve mesafelere tak�l�p kalmadan, e�ri b��r� gitmeden ve yol alamamadan bizi kurtar."

En ak�ll� filozoflar dahi yalpalaya yalpalaya y�r�m��, herhangi bir yerde d���p kalm�� ve hak�kata ula��mam��lard�r. Halbuki bizim en �m�miz dahi, Muhammed� yolun ayd�nlat�c� tayflar� alt�nda bir tek ad�m�n� dahi bo�a atmam�� ve hayat�n�n her safhas�nda insan gibi ya�am�� ve ba�ka insanlar�n da huk�kuna ri�yet etmi�tir. Perspektifinde Allah'�n r�z�s� ve �n�nde Allah Ras�l� gibi bir pi�dar� vard�r ve o, �m�r serm�yesinin her �n�n� bin veren ba�ak gibi kullanmaktad�r.

Din zar�rete bin�en insan kar�has�ndan ��km�� veya onlar�n tabiriyle uydurulmu� de�ildir. Onun zar�r� gibi g�r�nmesi dinin tabiili�inde ve insan f�trat�nda din duygusunun bulunmas�ndan ileri gelmektedir. �nsan, d�n� emirlere ihtiy�� i�inde yarat�lm��t�r. Ve o, dine her zaman muhta�t�r.

�nsan inanc�nda, ib�detinde ve b�t�n mu�mel�t�nda do�ru ve halk� ancak din s�yesinde ��renir ve yine ancak din s�yesinde Cennete ehil h�le gelir. Din potas�nda eriye eriye �ekillenen insan,"Liv��'l Hamdin alt�nda, Allah Ras�l� taraf�ndan tan�n�p elinden tutulacak bir h�viyeti elde eder.

Kendisine, �mmetini nas�l tan�yaca�� sorulan Allah Ras�l�, abdest azalar�n�n p�r�l p�r�l olmas�ndan tan�yaca��n� if�de buyururlar. "Sizler der, aln�-ni�anl� at�n�z� at s�r�s� i�inde nas�l tan�rsan�z ben de �mmetimi i�te �yle tan�r�m " Bizim b�yle bir tan�nmaya ihtiy�c�m�z var. Onun i�in de muht�� olan biziz ve d�ne de, onun hayat veren soluklar�na da muht�c�z.

Din,hayat� b�t�n�yle kucaklay�c�, en m�sbet prensiplerle gelmi�tir. Onu yetersiz bulma idr�k yetersizli�inin apa��k bir if�desidir. Onu rafa koymaya �al��anlar, t�rih� yanl��l�klar�n� bir g�n b�t�n deh�etiyle anlayacak ve ettiklerine bin pi�man olacaklard�r.

D�ny�n�n do�usunda, bat�s�nda yap�lan bu t�r yanl��l�klar, g�n�m�zde art�k itiraf edilir h�le gelmi�tir. Din, hay�t�n hay�t�d�r ve bunu kimse ink�r edemeyecektir.

Dinin bir us�l� bir de fur�u vard�r. Us�lde asla de�i�iklik s�z konusu de�ildir. Hz. �dem zaman�ndaki dinle, bizim dinimiz aras�nda us�l bak�m�ndan bir farkl�l�k yoktur.

�m�n esaslar� b�t�n sem�v� dinlerde ayn�d�r. Hatta hakk�nda bir nass olmad��� i�in kesin bir h�k�m vermekten ka��nmama ra�men, �u kadar diyebilirim ki, dinin us�l�nde meleklere �it h�k�mler de ayn�d�r. Yani b�t�n melekler de bizim inand�klar�m�za inan�r ve �m�n ederler. Allah'a meleklerine, kitaplar�na, peygamberlerine, kaza ve kadere, �ld�kten sonra dirilmeye onlar da aynen bizim gibi �m�n ederler; fark sadece derece ve mertebe �l��s�ndedir.

�nan�ta oldu�u gibi, ib�dette de b�t�n dinler ayn�d�r. Yani ib�detsiz hi�bir hak din yoktur. Ne var ki ib�detin �ekil y�n� her devire g�re de�i�iklik arz etmi�tir. Cen�b-� Hakk, her devrin insan�na, o devrin �u�r ve o devir insan�n�n kapasitesine g�re bir ib�det tahm�l etmi�tir. �ekil de�i�ebilir; ancak us�l olarak ib�detin olmas� hi�bir surette de�i�mez.

Mesel�, �hiret inanc� b�t�n dinlerde vard�r, olmas� da zar�ridir. Arada icmal veya tafs�l fark� olmakla beraber, her peygamber, �mmetine �hiretten bahsetmi�tir. Zaten fenal�klar� �nleyici, iyilikleri de te�v�k edici b�yle bir �hiret inanc� olmasayd�, din sadece iktis�d� ve i�tim�� sistemlerden biri durumuna d��erdi; veya b&127;ka bir if�deyle onlardan ib�ret kal�rd�. Din, b�y�k bir k�sm� itib�riyle h�k�mlerini �ld�kten sonra dirilme prensibine bin� eder.

E�er �hirete �m�n olmasayd�, yap�lan ib�detlerin, �ekilen bunca �ile, �zd�r�p ve fed�k�rl�klar�n hatta hi�bir inanc�n insana faydas� olmazd�. Zaten insan o takdirde, �imdi kendisinde mevc�d b�t�n faziletlerden de bir bak�ma soyulmu� olurdu. Evet, bizleri faz�letli olmaya zorlayan �hirete �m�n�m�zd�r. ��nk� b�t�n yapt�klar�m�z�n, zerre kadar dahi olsa bir g�n kar��m�za ��kaca��n� hi� teredd�ts�z kab�l ediyoruz.

Ayr�ca,b�t�n Cennet hayat� bir kerecik olsun O'nun Cem�lini seyretmeye muk�bil gelmeyecek olan Rabb'imizi m���hede edece�imiz �n� sab�rs�zl�kla bekliyor ve o b�y�k nimete erebilmek i�in, i�imizdeki �evkin kam��s�yla �ahland�k�a �ahlan�yor ve bizi o neticeye g�t�recek yoldan hi� inhir�f etmeden y�r�meye �al���yoruz.

Teferru�ta �it meselelerde peygamberler, bir evvelki �eriat� nesh edip h�km�n� kald�rabilir. Bu gibi meselelerde hep de�i�iklik olagelmi�tir. Bu da be�erin biraz olgunla�mas� ve kem�le ermesiyle al�kal�d�r. Hz. Adem d�neminde be�er �ocukluk devrini ya��yordu. Halbuki Efendimiz kendini ikindi sonras� g�ne�ine benzetmektedir. Demek ki onun devrinin insan� olgunluk ve kemal devrini ya�amaktad�r. Bu devrede haktan sonra b�t�l �ok iyi fark ediliyor ve b�t�ldan sonra gelen Hakka s�ms�k� tutunuluyordu. Gelen dinin teferru�ta �it k�s�mlar� da bu d���nce ve fikir merhalesine g�re ayarlanm��t�. Fakat bunu yapan da yine Hak�m olan Allah't�r. Bu dinin b�t�n ib�det �ekillerinde y�zlerce maslahat vard�r. Yani ondaki ib�det �ekli olgun bir cemaata m�n�sip ib�det tarz�d�r. Di�er dinler ise, daha sonra zaten tahr�fe u�ram�� ve as�l h�viyetlerini kaybetmi�lerdir. Eski hallerini muh�faza etselerdi dahi bug�n i�in ge�erli olamazlard�. ��nk� Allah, din olarak kendisinin r�z� olaca�� dini tesbit buyurmu� ve bunun �sl�m. Dini oldu�unu s�ylemi�tir.

Bir c�mleyle meseleyi h�l�sa etmek istiyorum.

Din; sel fel�ketinin, y�ld�r�m �fetinin insanlar� zorlad���, muztar kalmaktan do�an bir sistem olmad��� gibi, be�erin iktisad�, i�tim�� durumlar�n� temin etmek, onlar� huzura kavu�turmak i�in ortaya at�lm�� bir sistem de de�ildir. Yine o, R�nan'lar�n, Russo'lar�n dedi�i gibi, insan�n tabiat�ndan do�mu� olmaktan da' fersah fersah uzakt�r. O il�h� bir kanunlar mecmuas�, il�h� bir vazd�r ve insanlar�n d�nyev� ve uhrev� sa�detini tekeff�l etmektedir.

Buradaki huz�r ve mutlulu�umuz ona ba�l�d�r. Hukuk mefh�muna ba�l� kalmak ancak onunla m�mk�nd�r. �hirette de yine,Cennete ve Cem�lullah'a erme onun s�yesinde olacakt�r.

Medeniyet ne kadar terakk� ederse etsin, insan�n s�dece d�ny� hayat�n� dahi mutlu ve mes'ud k�lmaya yeterli olmayacakt�r. Nerede kald� ki, dinin yerine ge�sin.