Cen�b-� Hakk'�n huz�runa girerken ne gibi fikr� bir haz�rl�k yapmal� ve O'nun huz�runda neler d���nmeliyiz?

Huz�r derken daha ziyade namaz gibi ibadetlerdeki huz�r kasdediliyor zannediyorum. E�er sorudaki huz�r bu man�da sorulmu�sa, zaten namaz bizzat kendisi huz�rdur. Aleyhissal�t� Vessel�m Efendimiz, Mi'rac gibi huz�run en m�kemmel ve en m�nevveriyle �ereflendirilmi�ti.. bu �ok �nemli h�lin bizim mahiyet men��rumuza aksi namaz �eklinde olmu�tu. Evet O'nun Mi'racdan bize getirdi�i en k�ymetli hediye namaz olmu�tur. Bizler i�in mikro pl�nda namaz bir Mi'rac demektir. Bunu duyup doyabilmemiz i�in, bir rahmet eseri olarak, g�nde be� defa namazla huzura al�n�yor ve Rabbimiz'e muhatap olma bahtiyarl���yla �ereflendiriliyoruz.

Efendimiz'in Mi'rac'da semalar� dola�mas�, Rabbimiz'le bizzat vic�h� olarak, perdesiz konu�mas� ve kendi idr�ki v�s'atinde Cen�b-� Hakk'�, minvechin, perdesiz hicaps�z m���hedesi ve ard�ndan namaz�, bir arma�an ve hediye olarak bize getirmesi, evet bu iki h�dise birbiriyle o denli irtibatl�d�r ki,namaz� Mi'rac'tan ayr� d���nmek m�mk�n de�ildir. Evet, namaz, Mi'rac'�n ve herkes i�in bu kavs� ur�cun, semere ve meyvesidir.

T�ccarlar, sa�a-sola gider; al��-veri� yapar ve gelirken de bir �eyler al�r, �yle d�nerler. Allah Rasul� de tamamen ebediyyet gamzeden bir mukaddes al��-veri� i�in Rabb'inin huzuruna ��km��t�. Kuds� yolculu�un daveti.. bu �det� bir al��-veri�ti; Cen�b-� Hakk'dan gelmi�ti. Bu al��-veri�te Rabb'imizin bizden istedi�i de sadece itaat ve kulluktu. Buna mukabil O da, namaz�m�z�, Efendimiz'in Mi'rac� gibi kabul buyuracakt�. Biz O'nun yolunda olacakt�k, O da bizim elimizden tutacak ve bizi z�yi etmeyecekti. Biz g�rmeden O'na inanacakt�k, O'da bir man�da namaz�m�zda bize g�r�nerek g�zlerimizi ayd�n k�lacakt�. Ortada b�yle bir al��-veri� vard�; ama, hi� bir surette pazarl�k yoktu. ��nk� verilenlerin hepsi bir l�tuftu...

Allah (cc) l�tfuyla O'nu huz�runa ald�. Ve en �ok sevdi�i bu insan� bizim n�m�m�za konu�turdu. Tahiyyat� ile O'na sel�m verdi ve bize de sel�m g�nderdi. Efendimiz (sav) istifade etti�i gibi, biz de o tevecc�hten istifade ettik. Namaz i�te b�yle bir huz�ru sembolize eder.

�nsan namaza gelirken, bu anlay�� ve bu d���nce ile gelmelidir. B�yle kuds� bir i�e haz�rlanma �ok �nemlidir. her �eyden evvel namaza haz�rlan�rken abdest al�n�r. Baz� hallerde de abdest yerine gus�l yap�l�r. �nsan, abdestte her uzvunu y�kay���yla ayr� bir mesafe al�r, ayr� bir ayd�nl�k idrak eder ve ayr� bir canl�l��a ula��r.. abdest i�inde okunan du�larla da belli bir metafizik gerilim i�ine girer. Bu arada camiye giderken yap�lacak bir k�s�m du�lar da vard�r ki, insan bunlarla ad�m ad�m Rabb'-inin huzuruna geli�ini hisseder ve yapt��� du�larla �deta semav�le�ir. Bu kap�, herkese olmasa bile �oklara a��kt�r. Hz. Ali (ra) gibi insanlar her namaz vakti sarar�p solar ve �deta bay�lacak h�le gelirlerdi...

Zira namaz �l�h� huz�ra ermek ve o �deta, vic�h� olarak Hakk'la g�r��mek demektir.

Bir insan d���n�n ki, kendisine �ok m�him bir mes'elede, se�kin bir topluluk kar��s�nda, bir konu�ma teklifi yap�lm��t�r.. ve o insan ilk defa b�yle bir topluluk huzuruna ��kacakt�r. Dinleyenler aras�nda her s�n�f�n en �st seviyedeki temsilcileri de bulunmaktad�r. O insan b�yle bir durum kar��s�nda nas�l sarar�r, solar, bocalar, kem-k�m eder ve m�thi� bir heyecan i�ine girer; �yle de kul, namaz�nda bu ki�inin durumundan bin misli daha fazla bir heyecan ve helecan i�ine girer.. tabi� ne yapt���n�n �uurunda ise... ��nk� biraz sonra onun konu�aca�� meclis, sadece mis�l olsun diye s�z�n� etti�imiz meclisten k�yas kabul etmeyecek �l��de daha mehabetli ve daha y�cedir.

Evet bu insan, her an ayr� bir �e'n ve tecellide olan Rabb'in huz�runa girecektir. Ve daha �nceki namazdan bir sonraki namaza �lfet ad�na intikal edecek heyecan yat��t�r�c� m�sekkinlere kar�� dikkatli olmal�d�r.

D���nmeli ki, Hz. M�sa (as) gibi ul�'l-azm bir peygamber, Cen�b-� Hakk'a ait mehabetle dopdolu oldu�u halde, yine de Firavunun yan�na girmeden evvel (Rabbi�rahl�..) (T�h�, 20/25) demek suretiyle bir i� haz�rl�k yap�yordu; vicdan�n� konu�turuyor ve mukavemetini artt�rmas� i�in Cen�b-� Hakk'a du� ve niyazda bulunuyordu...

M�'minin abdesti ve mescide gidi�i bir ilk haz�rl�kt�r sanki. Hayalinde Allah Ras�l� (sav) temess�l etmi� ve biraz sonra da namaz�nda O'na cemaat olacakt�r... Bu �uur ve bu i�tiyak i�inde namaza duracak.. ve namaz�nda okudu�u Kur'�n'� bizzat Cen�b-� Hakk'a takdim ediyor gibi okuyacakt�r. Belki yer yer, mescidin d���nda b�rakmaya �al��t��� uygunsuz d���nceler onu rahats�z edecek; fakat o b�yle e�kiya ve yol kesicilere kat'iyyen teslim olmayacak ve yoluna devam edecektir. Ayakta durmaya derman� kalmad���n� hissedince de, Rabb'in azameti kar��s�nda iki b�kl�m olup r�k�'a varacak, r�k�'dan kalkarken de vicdan�nda Cen�b-� Hakk'�n kendisine Rahmet nazar�yla bak���n� yakalamaya �al��acak.. �al��acak ve o bak��� yakalam�� gibi, hayretinden dizlerinin ba�� ��z�lecek, tam ve ciddi bir teslimiyet i�inde, kulun Rabb'ine en �ok yakla�abilece�i s�n�r nokta olan secdeye kapanacak. �mmetlerin �hirette diz ��k�p oturmas�na mukabil, o, bu �zd�rar� h�li ihtiyar� olarak d�nyada yapacak ve diz �st� ��k�p, yalvar�� ve yakar��larla Rabb'ine m�racaatta bulunacak ve g�n�l d�nyas� huz�run ���klar�yla dolup ta�acakt�r. O, b�yle yap�p ve bunlara mazhar olunca, �hirette b�yle bir duruma d��mekten de -�n�aallah- kurtulacakt�r. Zira Allah (cc) iki korkuyu bir arada vermiyece�ini va'd etmektedir. �ki emniyetin bir arada verilmedi�i ve verilmiyece�i gibi.

Bu seviyeyi elde edebilmenin kendine g�re yollar� vard�r. Bunlardan baz�lar�n� ��yle s�ralamam�z m�mk�nd�r:

Birincisi: �fak� ve enf�s� tefekk�rde �srar... �nsan hi� durmadan �y�t-� tekv�niyeyi d���nmeli, �f�ktan enf�se ve enf�sden �f�ka d���nce meki�ini gezdirip durmal�d�r. Evet insan�n tefekk�r�, onu, bir taraftan sem�n�n y�ld�zlarla yald�zlanm�� ufuklar�na g�t�rmeli, di�er taraftan da mahiyetinin derinliklerinde seyahat ettirmelidir ki "k�r ve sa��rlar�n" yedi�i damgay� yemi� olmas�n. ��nk� b�yle olanlar, kalblerini terk ve rabban� lat�felerini ihm�l ettiklerinden dolay�, k�rler, sa��rlar ve dilsizler gibi ya�amaktad�rlar. Kendi mahiyetlerini g�r�p dururken de durumlar� daha farkl� de�ildir.

�nsan tefekk�rle, bir saatlik ibadetini bin senelik ibadet h�km�ne getirebilir ve bu seviyede sevap kazanabilir. Ve i�te, bu tefekk�r �uuruyla namaz onu, esm� d�iresinden s�fat d�iresine, oradan da Z�t d�iresine s��rat�r ve insan �deta sonsuzlu�a yelken a�m�� gibi olur.

�kincisi: "R�b�ta-i mevt" dedi�imiz �l�m�n d���n�lmesidir. Bu yap�l�rken de ihtimal ve faraziyelerle de�il, bizzat �l�mle burun buruna gelmi� bir insan h�letiyle yapmal�d�r. Zaten Kur'-�n-� Kerim'de "K�ll� nefsin z�ikat�'l-mevt" (�li �mran 3/185) �yetiyle bu hakikata arz edilen �izgide parmak basmaktad�r. Bir k�s�m tefsir ve mealcilerin s�yledi�i gibi �yetin man�s� "Her nefis �l�m� tadacakt�r" �eklinde ifade edilmesi olduk�a eksik bir man�d�r. "Her nefis bilerek veya bilmeyerek �l�m� tad�p-durmaktad�r" �eklindeki ifade �ncekinden daha tutarl�d�r. ��nk� T�rk�e'de "Her nefis �l�m� tadacakt�r" ifadesinin Arap�a kar��l��� "K�ll� nefsin seyez�ku'l-mevt" �eklinde olur. Halbuki �yetteki ifade yukar�da s�yledi�imiz �ekildedir. �yetin T�rk�eye en yak�n ve az kusurlu me�li ise "Her nefis �l�m� tatmaktad�r" �eklinde olmal�d�r. (�li �mran, 3/185). Evet, her nefis her an �l�m� tad�p durmaktad�r ve burada ba�ka herhangi bir man� da bahis mevzuu de�ildir.

Bu hususu da k�saca iz�h etmek uygun olacak:

Biz her an �l�p dirilmekteyiz. Zira bizler, Cen�b-� Hakk'�n tecellilerinin akislerinden ibaretiz. Bu tecelliler o kadar seri bir �ekilde ve pe�ipe�ine gelmektedir ki, biz, kendimizi ink�ta's�z ve devaml� kabul ederiz. Bu aynen sinema �eridindeki karelerin �ok h�zl� d�n���yle, oradaki nesnelerin hareketli g�r�nmesi gibidir. Asl�nda, biz, her an -ki an kelimesiyle zaman�n en k���k par�as� neyse onu kasdediyoruz- var olup yine yok olmaktay�z. Bu tecelliler O feyz-i akdesten geliyor ve biz de daim� bir var ve yok olmayla kar�� kar��ya bulunuyoruz. Bu durumda sanki biz, saatin akrep veya yelkovan� �zerindeymi�iz gibi oluruz. Yani ilk hareketin bizi her an �b�r tarafa atmas� ihtimaliyle kar�� kar��ya bulunuruz.. ve zaten sonunda da bu durum ka��n�lmaz bir netice olacakt�r. �yleyse, �l�m�, istikbalde v�ki olacak bir h�dise gibi de�il, her an ya�anmakta olan bir vak'� gibi de�erlendirmeliyiz.

Bu de�erlendirme bizi, daima �hirete haz�r h�le getirecek ve namaz�m�z� da, �hiret haz�rl��� i�inde olan bir insan ed�s�yla k�lmaya vesile te�kil edecektir.

���nc�s�: Namaz� huzur dolu insanlar�n yan�nda k�lmak da bir yoldur. Zira, ba��n� secdeye koydu�u zaman soluklar�nda Muhammed�lik esip duran birinin yan�nda k�l�nan namaz da insan�n o havaya b�r�nmesine bir vesiledir. Ondand�r ki, cemaat olma tavsiye ve emredilmi�tir. ��nk� ferdin i� mukavemeti her zaman huzur temin etmeye yetmeyebilir. Bu durumda, cemaat i�indeki fertlerin ma'nev� deste�i onun imdad�na yeti�ir ve ona da huzur kazand�r�r.

G�z ya�� i�inde namaz k�lan bir insan�n h�l ve durumu, en az�ndan, onun yan�nda namaza duran insan�n da kalbini yumu�at�r, hatta bazan ona da g�z ya�� d�kt�r�r. Bir �o�unuz m��ahede etmi�sinizdir? Ravza-i T�hire'de ve Beytullah'da �yle namaz k�lan, secde ve ruk�'uyla �yle ub�diyette bulunan insanlar vard�r ki, bizler onlar� seyrederken kalbimiz duracak h�le gelir...

"Ruk�' edenlerle beraber siz de ruk�' edin" (Bakara, 2/43) �yetinin i�aretinden biz bunu anl�yoruz. Ki�i sevdi�iyle beraberdir. Onun i�in evvela bu t�rl� ibadetle Rabb'ine kullu�unu takdim edenleri sevecek ve sonra da hep onlarla beraber olmaya �al��aca��z. Bu arada namazlar�m�z� da onlarla beraber k�lacak ve onlarla huz�r-bah� olan bir iklimde bulunmaya �al��aca��z.

Hz. Ai�e (r.anh) validemiz, Allah Ras�l�'n�n namaz�n� anlat�rken ��yle der: "Allah Ras�l�'n�n iki rekat namaz�na �ahid oldum. �yle bir k�yamda durdu ve k�yam�n� �yle uzatt� ki, o k�yam�n g�zelli�ini ne sen sor ne de ben s�yliyeyim. Sonra ruk�'u da b�yle oldu. Ard�ndan secde etti; secdesi de en az ruk�'u kadar g�zeldi..." ��te biz de bir taraftan namaz�m�z� Allah Ras�l�'n�n bu namaz�na benzetmeye �al��acak, di�er taraftan da namaz� Hakk dostlar�yla beraber k�lacak ve onlar�n kulluk keyfiyetini g�n�llerimizde yakalama�a �al��aca��z.

D�rd�nc�s�: �r�demize h�rmet ve sayg� duyarak ve ir�deli bir varl�k olman�n gere�ini yerine getirerek, namaz�m�za biraz �eki-d�zen vermeliyiz. Evet ir�demize temrinler yapt�rmal� ve huz�ra giden yolda biraz da onun mevcudiyeti esas�na g�re y�r�meliyiz.

Namaz, �yle d�nyev� i�lerimiz aras�ndan ge�i�tiriliverecek kadar ehemmiyetsiz bir vazife de�ildir. O bizim i�in en m�him bir me�galedir. Namaz ciddiyetle ele al�nmal� ve �yle ed� edilmelidir. De�il ba�ka bir i� y�z�nden onun ihm�le veya aceleye getirilmesi, gerekti�inde her t�rl� i�imiz ona fed� edilmelidir.

Ayn� zamanda cemaatin ehemmiyeti de unutulmamal�d�r. Sadece Hanef� mezhepinde cemaat s�nnet-i m�ekkededir. Halbuki di�er �� mezhepe g�re cemaat farz veya vaciptir. Onlar "Ferke'� maa'rraki�n" �yetinden bu h�km� ��karm��lard�r.

Son olarak �unu da il�ve edeyim ki, huz�r i�inde ve erk�n�na ri�yet edilerek k�l�nan bir namaz�n m�'minde has�l edece�i haz ve zevki,ona ba�ka hi� bir mazhariyet kazand�ramaz.Yeter ki insan, bu mazhariyetin �uurunda olabilsin ve namaz�n k�ymet ve de�erini idr�k etsin!...