�slamiyet ak�l ve mant��a uygundur, diyorlar. Halbuki �slamiyet nasslara dayanmaktad�r ve dolay�s�yla teslimiyet gerekmektedir. �zah eder misiniz?

Evet, �yledir. �sl�miyet hem ak�l ve mant��a uygundur hem de teslimiyeti gerektirir. Zira ak�l ve mant�k!a teslimiyet birbirine z�t m�n�ya gelen kelimeler de�ildir. Bir �ey hem mant�kl� olur hem de teslimiyeti gerektirir. Yani hi� kimse teslimiyet gerektiren bir husus kar��s�nda, �yleyse bu mant�k� de�ildir, gibi bir h�k�m veremez. Ve mant�k b�yle bir h�km� kabul etmez. �imdi de bu meseleyi yine ak�l ve mant�k �er�evesinde �z�ha �al��al�m:

�sl�miyet evvela, inan�lmas� gerekli olan husus!ar�, kainat� okuyan kitab�yla ele al�p akl� ve mant�k� olarak bizlere iz�h etmi�tir. Cen�b-� Hakk'�n ul�hiyet ve rub�biyeti bu �ekilde ispat edildikten sonra, tel�zum "birbirini gerektirme, biri birisiz olmama" ifade eder m�hiyette peygamberlik ele al�nm�� ve bunun zarureti �zerinde gayet mukni delillerle durulmu�tur. B�yle bir ul�hiyete, tellall�k yapacak peygamberler l�z�md�r, h�km�n� netice veren b�t�n bu deliller gayet akl� ve mant�k� delil!erdir.

�ld�kten sonra insanlar tekrar dirilip ebed� bir hayata mazhar olmal�lar ki, onlara verilen ebed hissi abes olmas�n. Cen�b-� Hakk abesten m�nezzeh oldu�una g�re insanlara b�yle ebed� bir hayat bah�edecektir. Hem varl��� ilk defa kim yaratt� ise, bu ikinci yarat�l��� da yine O yapacakt�r.

Kur'an kel�mullaht�r. B�t�n cin ve insanlar toplansa onun tek bir �yetine dahi naz�re getiremezler. Madem o Allah'�n (cc) kel�m�d�r, �yleyse Tevrat, �nc�l, Zebur ve di�er O'nun tasd�kinden ge�en b�t�n suhuflar da asl� h�viyetleriyle Allah'�n(cc) kel�m�d�rlar...

Teker teker her birini mevz� ile al�kal� yerlerde ar�z ve am�k anlatt���m�z bu meseleleri burada tafs�l edecek de�iliz. Sadece bir fikir vermek i�in temas etmi� oldum. �imdi, inan�lmas� gereken ak�deye �it b�t�n meseleleri b�yle akl� ve mant�k� delillerle ispat ettikten sonra, i� bir yere var�r ki, insan orada deliller aya��yla y�r�yemez. Vicd�n�nda duydu�u, g�nl�nde hissetti�i hak�kata �it man�lar o denli kuvvetlidir ki, deliller orada �ok s�n�k kal�r. Bu bir seviye meselesidir ve gayet normaldir. �u kadar var ki �mam-� Rabb�n� gibi b�y�k z�tlar "seyir minallah" tamamland�ktan sonra yine insan�n delillere ihtiya� duyaca��n� if�de etmi�lerdir ki, bu o seviyede mir�c�n� tamamlayan insanlara mahs�s bir keyfiyettir ve �o�umuz itib�riyle bizimle al�kas� yoktur.

Cen�b-� Hakk'�n her i�i ve icr�at� akla ve mant��a m�stenid dir. Nas�l olmas�n ki, O, Arm ve Hak�mdir.. abes i� yapmaz. Nitekim biz, fizi�in, kimyan�n, astronomi ve astrofizi�in kanunlar�yla bir k�s�m s�bit prensiplere ula��yor ve g�r�yoruz ki, �u icr�at kar��s�nda en m�hir insanlar�n yapt�klar� dahi �ok s�n�k kalmaktad�r. �yleyse Allah'�n (cc) her i�te bir hikmeti vard�r. Bu hikmet ise akl� ve mant�k�dir;tamamen o �izgide cerey�n eder.

��te tekv�n� �yetleri b�ylece �f�k� ve enf�s� delillerle bir araya getirmemiz bizi azamet ve kibriy�s�na uygun bir inan�la Cen�b-� Hakk'a inanmaya zorluyor. Bu �m�n da bizi O'na tesl�m olmaya sevk ediyor. ��in ba��nda ak�l, mant�k sonunda da b�yle bir teslimiyet s�z konusudur. Mademki O'na tesl�m olduk ve oluyoruz, o zaman O'nun dediklerini yapmam�z gerekiyor. Tabii burada da kar��m�za ib�dete m�teallik meseleler ��k�yor. Namaz, oru�, zek�t ve hac gibi ub�diyetle ilgili b�t�n hususlar...

Bunlar�n yerine getirilmesi bir bak�ma tesl�miyettir. Fakat bunlar aras�nda da yine ak�l ve mant�k aya��yla y�r�memiz, hikmet a��s�ndan bunlar� bir de�erlendirmeye t�bi tutmam�z da her zaman m�mk�nd�r.

Be� vakit namaz�n bu vakitlerde farz olup ba�ka vakitlere kayd�r�lmamas�n�n elbette bir �ok hikmeti vard�r. Namaz hareketlerinin bu �ekilde ayarlanm�� olmas� hi� ��phesiz geli�i g�zel de�ildir. Abdestte y�kad���m�z uzuvlar�n y�kanma emri elbet bir faydaya m�stenittir. Cemaatla namaz k�lman�n cemiyet hayat�n� tesiste ne b�y�k rolleri vard�r. Zek�t�n farziyeti fakir-zengin aras�ndaki dengeyi muhafaza a��s�ndan nice faydalan omuzlam��t�r. Orucun insan sa�l���na getirdi�i faydalar say�lamayacak kadar �oktur. Hatta �sl�m'�n Ceza Hukukuna taalluk eden h�k�mlerinin ba� d�nd�r�c� mucizeli�i ve daha neler, ne hikmetler b�t�n�yle ak�l ve mant�k z�viyesinden tetkik edilip incelenirse, bu inceleme bizi yine ayn� noktaya getirir ki, o da tesl�miyettir. Bir mis�l olsun diye Hacc� ele alal�m: Biz ba�tan Hacc�n farziyetini kabul etmi�iz, diyelim. ��nk� Cen�b-� Hakk "Ve lill�hi alenn�si h�ccul beyti... "(Ali �mr�n, 97) demekte ve kad�n-erkek her g�c� yeten M�sl�mana hacc� farz k�lmaktad�r. B�yle bir bak�� i�e tesl�miyetten ba�lamad�r. Biz tesl�miyet ad�na buna "Lebbeyk" diyor ve Hacca ko�uyoruz. Daha sonra da Hacc�n �lem-i �sl�m �ap�nda bize v�dettiklerini incelemeye koyuluyoruz. Bu, her seviyede insan�n kat�ld��� �sl�m �lemi �ap�nda bir kongredir. Ve M�sl�manlar�n yek v�cut haline gelebilmelerine en k�sa ve en garantili bir zemin durumundad�r. Bir de i�tim�� ad�let cephesinden meseleye bakacak olursak zengin-fakir, �lim-avam herkesin ayn� �art ve seviyede sadece kulluk yapma d���ncesiyle burada bir araya geli�leri, �sl�m'�n nas�l �lem�um�l bir sistem oldu�u mevz�unda yak�nimizi kuvvetlendirecek ve itmin�n�m�za esas olacakt�r.

�ster ba�lang�c� ak�l ve mant�k aya��yla y�r�me �eklinde ed� edip, neticede tesl�miyet noktas�nda karar k�lm�� olal�m, isterse ba�ta tesl�miyetle yola ��k�p ak�l ve mant��� birer v�s�ta olarak kullanal�m sonra da yine ayn� noktaya gelmi� olal�m, bunlar neticeye tesir eden fakt�rler de�ildir.

Binaenaleyh, �sl�m bir y�n�yle akl� ve mant�k�dir. Bir y�n�yle de esas� tesl�miyettir. Yerinde akl�lik ve mant�k�likten ba�lar teslimiyete ula��r; yerinde tesl�miyetten hareketle akl�li�e ve mant�k�li�e gider ve onlar da onu yine tesl�miyete g�t�r�r. Z�ten �u k�inat� bir kitap �eklinde kar��m�za koyan Allah'�n (cc) niz�m ve sistemi de ba�ka t�rl� olamaz...