Cen�b-� Hakk hem bir tane hem de her yerde, izah� nedir?

Cenab-� Hak, hem bir tanedir, hem de her zaman ve her mekanda ilmiyle, kudretiyle, h�z�r ve n�z�rd�r. Biz b�yle demekle, Allah'�n zat�yla, bir cisim gibi yer tuttu�unu, bir hayyiz i�gal etti�ini d���nm�yoruz. Allah bir tanedir derken, cel�linin ve azametinin ifadesini s�yl�yoruz. Allah her yerdedir derken de, Rahm�niyetiyle, Rah�miyetiyle, ilmiyle, kudretiyle yani -benzetmek olmas�n- g�ne� �ualar�yla ba��m�z� ok�ad��� halde, biz ona yeti�emeyecek kadar bizden uzak oldu�u gibi, Cenab-� Hakk'da bu s�fatlar�yla bizi ku�att��� ve bize bizden yak�n oldu�u halde, bizim O'na ula�mama buudumuzla da bizden n�m�tenahi muall�d�r. Evet, Cenab-� Hak "Biz insana �ah damar�ndan daha yak�n�z." (Kaf, 50/16) buyuruyor. Bana �ah damar�mdan daha yak�n olan Allah, demek ki keyfiyetsiz, kemmiyetsiz olarak her yerde h�z�r ve n�z�rd�r. O, "�nsanla kalbi aras�na girer" (Enfal, 8/24). Demek ki bana kalbimden de yak�n. E�er ben desem ki, "Kalbimde Allah vard�r" do�rudur. ��nk� O beni benden daha iyi bilir. Ben kendi kalbimi anlayamam�� olabilirim. Ve yine: "Att���n zaman sen atmad�n, att���n� Allah att�." (Enfal, 8/17) buyuruldu�una g�re, demek ki Bedir'de ve daha ba�ka yerlerde Efendimiz ad�na atan da Allah (cc) idi. �yleyse atmaya var�ncaya kadar her �eye do�rudan tesir ediyor. �yleyse Allah her yerde... Bu ve benzeri ayetler, Rabbimizin, Rahmaniyet ve Rah�miyetiyle, Cemaliyle, Celaliyle, Kemaliyle, Kudretiyle, �lmiyle, �radesiyle ve di�er s�fat ve isimleriyle her yerde h�z�r ve n�z�r oldu�unu g�steriyor.

Ve, Allah ayn� zamanda da bir tanedir. Bir tane olmas�, hem k�inattaki hakikatlar�n, hem de Kur'an'�n nasslar�n�n ifadesidir. E�er, -ha�a!- k�inatta iki ilah olsayd�, yer g�k fesada giderdi. Zaten Allah Kelam� da bundan ba�kas�n� s�ylemiyor. "Allah'dan gayri g�klerde ve yerde bir k�s�m il�hlar bulunsayd�, yer-g�k fesada gider, her yeri bir kaos al�rd�" (Enbiya, 21/22) Yani y�ld�zlar m�sademe eder, zerreler ve k�reler birbiriyle �arp���rd�. �b�r taraftan g�ne�ten gelen �ualar ve radyasyonlar kar��s�nda yery�z�ndeki uranyum ink�lablara girerdi, zincirleme reaksiyonlarla her �ey yok olur giderdi. Eski kel�mc�lar buna "B�rhan u teman�" diyorlar. Yani bu del�le g�re, Allah bir tanedir. �ki olmaz. ��nk� en k���k bir �ey dahi, mesel� bir vapurun d�menine iki el kar��sa kar��t�r�r. Bir araban�n iki taraf�nda iki tane direksiyon olup da, iki �of�r taraf�ndan id�re edildi�inde, yollara ra�men ke�meke�li�e girilece�i gibi, k�inatta, iki muhtar g�� taraf�ndan id�re edildi�inde fesat ve karga�aya girece�i ka��n�lmazd�r. Binaenaleyh ahenk i�inde devam eden �u kocaman k�inat mek�nizmas� i�inde, gizli bir kaderin i�ledi�ini g�r�yoruz. Makro �lemden normo �leme, ondan mikro �leme kadar, her �eyde ba� d�nd�r�c� bir nizam ve ahengin varoldu�u seziliyor. Bu ahenk ve nizam, ilm� bir pl�n ister. Bunun, ilm� pl�ndan varl�k sahas�na ��kmas� i�in de bir kudret ve irade gerekir. Sonra da devaml� g�r�p-g�zetme �artt�r. Bunun i�in de bir tek elden ba�kas�n�n kar��mamas�. Zira insanlar bile kendi i�lerine ba�kas�n� m�dahale ettirmek istemezken -ki buna "Redd-i m�dahale kanunu" denmektedir- nas�l olur da Cenab-� Hakk'�n bu k�inat �ap�ndaki i� i�e i�lerine ba�kas� kar��abilir. Onun i�in diyoruz ki, �u kocaman k�inat kitab�n�n, fabrikas�n�n veya saatinin i�ine iki el birden uzansayd� mutlaka her �ey kar��acakt�. Kar��mad���na g�re, k�inat�n S�hibi, M�liki, �darecisi bir tanedir.

�imdi, meseleyi bir de vicdan y�n�yle ele alal�m:

�evremizde cereyan eden olaylar, hem bizim i� d�nyam�zda hem de realite pl�n�nda, Allah'�n biricik dayanak, biricik s���nak ve biricik melce oldu�unu ispat etmektedir. ��nk�, mesel�, ben �ciz ve fakir bir insan olarak, acz ve fakr�m� idrak �uuru i�inde, k�r�lm�� bir tahta par�as� �zerinde, denizin m�thi� dalgalar� aras�nda, ellerimi kald�r�p "Ya Rabbi Ya Rabbi!" diyorum. Vicdan�m�n derinliklerinde biliyorum ki beni duyacak birisi var.. Beni duymas� i�in de O'nun her yerde h�z�r ve n�z�r bir Rabb�l �lem�n olmas� laz�md�r. �yle bir Rabb�l �lem�n ki, benim niyaz�m� i�itti�i ayn� anda bir kar�ncan�n kendisine has �zd�rar diliyle yapt��� du� ve taleplerini de i�itir.

Demek ki O, kar�ncaya da �ah damar�ndan daha yak�n. D�nya �ap�nda kabul olan b�t�n du�lar bu ger�e�i ifade de g��l� birer beyand�r.

Allah Ras�l� anlat�yor: -Ge�mi� Peygamberlerden biri kavmini toplad�, ya�mur du�s� i�in yola ��kt�. Yolda bir kar�nca g�rd�. Kar�nca s�rt�st� yatm�� el ve ayaklar�n� hareket ettiriyor ve kendine has diliyle du� ediyordu. O Peygamber yan�ndakilere hitaben: "Art�k geri d�nebilirsiniz. ��nk� Allah sizden ba�kas�n�n du�s� sebebiyle ya�mur g�nderecektir" dedi. Sonra da ihtiya� veya �zd�rar diliyle o du�y� yapan�n kar�nca oldu�unu bildirdi.

En k�����nden en b�y���ne kadar muztar kalan her varl�k Allah'a kar�� du� ve niyazda bulunur, Allah da bu du�lara cevap verir. Cenab-� Hak "Muzdar du� etti�i zaman onun du�s�na icabet eden kimdir?" (Neml, 27/62) �yetiyle bize bu hakikat� talim edip haber vermektedir. Zaten vicdanlar�m�z bunun �ahidi de�il mi?

�yleyse Allah her yerde h�z�r ve n�z�rd�r. O, herkesin her halini g�r�r, her sesi duyar, herkesin imdad�na ko�ar, herkese Rahm�niyet ve Rah�miyeti ile tecell� eder. Binaenaleyh, azametlidir, ba�ka yard�mc�ya ihtiyac� yoktur. O, her �eyi tek ba��na yapar; cenneti, bahar� yaratma kolayl��� i�inde yarat�r. Bu O'nun azamet, Cel�l ve V�hidiyetinden kaynaklanan bir neticedir. Ve Allah her yerde, her mekanda h�z�r ve n�z�rd�r, ama cisim olarak ve mekan tutarak de�il, O, esma ve s�fatlar�yla keyfiyet ve kemmiyetten m�berra ve m�nezzeh olarak, h�z�r ve n�z�rd�r. Bu da Cenab-� Hakk'�n Ehadiyetinin, Cem�linin, Rahmaniyet ve Rah�miyetinin cilvesidir. Mesel�, i�te �ahid!

E�er benim g�z�mden suyu �ekip kurutsa, ve onu hi� suland�rmasayd�, bir hastal�k olan g�z kurumas� gibi bir illete maruz kalacakt�m. Demek ki O, her dakika g�z�m� g�r�yor ki, hastal�ktan korumak i�in onu suland�r�yor. G�z� bana veren ve e�yay� g�rmeme onu vesile ve vas�ta k�lan ayn� zamanda g�z�m� de, g�z�m�n g�rd�klerini de bilen, birisi olmas� laz�md�r ki, bu i�ler olsun. Ve yine, mesel�; yedi�imi hazmedebilmem i�in, a�z�mda lokmay� suland�ran, mideme �ifre g�nderen, kafam� harekete ge�iren, v�cudumdaki g�da maddelerini muhta� olan h�crelere, hem de en �dil bir �ekilde taksim eden bir z�t olmas� laz�md�r ki, �u benim hayat�m devam edebilsin. Onun i�indir ki, "Rabbimizin isimleri bizim �zerimizde Rahm�niyet ve Rah�miyetiyle tecelli ediyor." diyoruz. E�er Rabbimiz her yerde h�z�r ve n�z�r olmasayd�, lokma a�z�m�zda kurur kal�rd�, mideye inen �ey ta� gibi inerdi ve hi�bir �ey h�crelere �dilane taksim edilemezdi. ��te b�t�n bunlarla biz, Allah'�n bize bizden daha yak�n oldu�unu anl�yoruz. Evet, Cenab-� Hak isim tecellileriyle bize �ah damar�m�zdan daha yak�nd�r. Fakat biz, bize ait hususiyetlerimizle O'ndan �ok uza��z...

�imdi, bunu nas�l tevfik edece�iz, onu bir misalle izah etmeye �al��al�m: Mesel� g�ne� bize bizden yak�nd�r. Ama biz ondan �ok uza��z. G�ne� haddizat�nda bir tanedir, fakat her g�n �e�itli boydaki dalgalar�yla ba��m�z� ok�ar, her g�n a�a�lar�n dallar�nda bizim hesab�m�za meyvalar� kendi kazan�nda pi�irir, durur.. G�ne�in har�reti, ziyas�, �����, renkleri t�pk� onun s�fatlar� gibidir. E�er harareti onun kudreti, ����� ilmi, yedi rengi de g�rmesi, duymas� vs. gibi duygular� olsayd� bize bizden daha yak�n olarak, bizde tasarruf yapacakt�. Kald� ki g�ne�, kesif ve maddi bir varl�kt�r. Onun b�nyesinde her zaman Hidrojen helyuma d�n���p bundan has�l olan ve milyonlarca tona tekab�l eden ���n ve radyasyonlar da gelip bize, k�remize, k�remiz gibi daha nice yerlere ula�maktad�r. Kald� ki, G�ne�, netice itibariyle maddeden ibaret bir varl�kt�r. Halbuki Allah maddeden m�nezzeh ve m�berrad�r. Allah; ���n, radyasyon veya atom de�ildir. O, bunlar� yaratand�r. Onun i�in bunlardan ba�kad�r.. Allah-u Te�l� M�nevvirunn�r'dur. N�ra fer veren O'dur; n�ru tasvir eden, �ekillendiren O'dur; n�ra kaynak olan O'dur; n�ru yaratan O'dur. B�t�n ziyalar, ���klar, har�retler, renkler, O'nun kabza-� tasarrufundad�r. Allah'�n yaratt��� g�ne� �yle olunca, elbette Allah (cc) evveliyetle hem bir tane, hem de her yerde h�z�r ve n�z�r olacakt�r. Kald� ki N�r ismine mazhar Ehlullah'dan, "Abdal" dedi�imiz bir k�s�m zatlar, "v�cud-u mevhibe-i Rabbaniye" leriyle, yani ruh buudlu ikinci v�cudla bir anda y�zlerce yerde bulunabiliyorlar. S�zlerine itimat edilir pek �ok ki�inin �ehadetiyle bir zat, ayn� g�nde hem �zmir'de hem Eski�ehir ve hem de Ankara'da g�r�lebilmektedir. Ve onu, kim bilir daha nerelerde g�renler vard�r! Allah'�n maddeden m�rekkep �ciz bir kulunun, ikinci varl��� olan dublesi, bir anda b�yle y�z yerde g�r�l�rse, onu bu kadar k�biliyet ve istidatlarla donatan, maddeden m�nezzeh ve m�berra olan H�l�k, birli�iyle beraber ni�in isim ve s�fatlar� ile her yerde h�z�r ve n�z�r olmas�n ki! De�il m�'min veliler ve onlardaki "v�cud-u mevhibe-i Rabbani", bug�n Avrupa'da r�h� tecr�beleriyle bir k�s�m spritualistler ve medyumlar ayn� �eyi yap�yorlar. G�n ge�miyor ki, gazetelerde, mecmualarda bunlara dair pek �ok enteresan h�dise ne�redilmi� olmas�n.

Evet, bunlara dair, her g�n bir s�r� �ey duyuyor ve okuyoruz. Bunlardan birisi diyor ki: "Ben Londra'da bir seansta bulundum, ayn� anda Fransa'da bulundum, ayn� anda Bel�ika'da da bulundum." Hakikaten o �ahs� oralarda g�r�yorlar. Mel�ike-i Kir�m bir anda pek �ok yerde bulunabiliyor, cinler bir anda bir �ok yerde g�r�lebiliyor, b�y�k �eytan, b�y�k kimselerin hepsine tesir etme yolunda, bir tane olmas�na ra�men, taht�n� bir yere kuruyor.. ve bilhassa ba�takilerin hepsine bir anda sinyaller g�ndererek, hepsini bir �l��de tesir alt�na alabiliyor... Allah'�n en aciz, en hakir varl�klar� bu kadar h�rika �eylere mazhar olurlarsa, acaba bunlar� var eden, varl�klar�n� devam ettiren, O Hayy-u Kayy�m olan Allah (cc), isim ve s�fat tecellileriyle her yerde h�z�r ve n�z�r olamaz m�?