Allah'a hakk�yla asker olmay�, askerlik anlay��� i�inde anlat�r m�s�n�z?

M�'minlerin en m�meyyiz vasf� askerliktir, bizler Allah'�n askerleriyiz. -Rabbim kabul buyursun!- Hakk'a �yle asker olsak ki, kap�n�n arkas�nda durup, ba��m�z� ilelebed kald�rmamak �zere o kap�n�n e�i�ine koysak, beklesek beklesek.. ara s�ra mahzun, m�kedder, ma�mum, fakat �mitli nazarlar�m�z� sonsuza �evirerek, o kap�n�n tokma��na bir kere daha dokunsak; cevap gelmeyince de "Ya Sab�r" deyip yeniden beklemeye dursak. Bu uzun bekleyi�te ara s�ra kap� aralan�r gibi olsa, sonra da tekrar y�z�m�ze kapansa "Yine �a�r�lmad�k, demek ki, izhar� liyakat edememi�iz" diyerek, hi�bir �ey olmam�� gibi, dopdolu vefa hisleriyle bu �zd�rapl�, fakat zevkli intizar� devam ettirsek... Bu sadakatin neticesinde �mid edilir ki, bir g�n gelecek -biz fark�na varal�m varmayal�m- "Liyakat�n�z� izhar ettiniz" deyip mutlaka i�eriye "buyur" edeceklerdir. Kur'an'da:"Evfu biahd� �fi biahdik�m = Bana verdi�iniz s�zde sebat edip mevzi de�i�tirmeyin, cephe de�i�tirmeyin, muvakkat h�diseler kar��s�nda y�lg�nl�k g�stermeyin, Ben de size verdi�im s�z� �fa edeyim." buyuruluyor. Bu ifade ile deniliyor ki: Aram�zdaki mukaveleyi nakzetmek, Benim taraf�mdan katiyyen sad�r olmaz.

O mukaveleyi bozarsan�z siz bozars�n�z. �yleyse, bu mevzuda sebat edin ve mukaveleyi bozmay�n! Bozmay�n ki, Allah kap�s� bir g�n mutlaka a��lacakt�r.

Ama, soral�m kendimize acaba biz, bu �l��de sad�kat ve vef� ile, hi� ayr�lmadan o kap�n�n �n�nde devam edebildik mi? Y�lmadan, y�lg�nl�k g�stermeden, dar�lmadan o kap�da di�imizi s�k�p dayanabildik mi? Yoksa bir kere kap� y�z�m�ze kapand� diye bozulduk mu? K�inattaki h�diseler bizim ��r�k hendesemize g�re cereyan etmedi diye sad�katsizlik yapt�k m�? Halbuki "L� tecriss�f�n al� ma te�tehin n�fus Gemiler, nefis, heves ve arzulara g�re cereyan etmez." Ayr�ca onlar�n d�meni ba�kas�n�n elindedir, o derya ba�kad�r.. o deryada umum sefinelere h�kmeden de ba�kas�d�r.. onlar heves�t�m�za g�re cereyan etmezler, O'nun istek ve emirlerine g�re cereyan ederler. "Ma�aellah� k�n, vema lemye�e' lem yek�n = O, neyi dilerse o olur, olma dedi�i �ey de olmaz." Bu, Allah Ras�l�'n�n bize, Cenab-� Hakk'a teslim olmay� ifade eden nurlu beyanlar�ndan bir beyand�r ki, sabah ak�am virdlerimiz i�inde tekrar eder dururuz.

Allah'a asker olmak istiyorsak, tasavvufi ifadesiyle, "fenafillah" olma mecburiyetindeyiz. Ayr�ca b�t�n g�zellikleri, b�t�n meh�sini Allah'tan bilme, hizmetteki b�t�n duraklamalar�, b�t�n tevakkuflar�, b�t�n falso ve fiyaskolar� da nefsimizden bilme mecburiyetindeyiz... Zaten Kur'an da �yle buyuruyor: "Ma esabeke min hasenetin feminallah vema esabeke min seyyietin femin nefsike." (Nisa, 4/79). Ba�ka bir yerde de mealen: "Ba��n�za ne musibet geldi ise, o ellerinizin kazanc� iledir; kald� ki Allah �o�unu da affediyor" deniliyor. Musibetler g�nahlar�m�zdan, hatalar�m�zdan, i�imizin kararmas�ndan, benli�imizin alt�nda kal�p ezilmemizdendir. Kald� ki Allah �ok merhametli oldu�u i�in, her k�t�l���m�zden dolay�, hemen bizi mu�heze de etmiyor.. Hatta �o�unu affediyor. Bu itibarla O'nun aff�na, gufran�na kar�� minnet ve ��kran hisleriyle me�bu bulunmal�y�z. Her ne ise, Rabbim bizi, meccani olarak af buyursun.

Allah'a ger�ekten asker olmak laz�m. Allah'a asker olunca rahat ederiz. Bunu vicdan�nda �ok iyi ya�ayan insanlar vard�r. Evet mal, menal, evlad-� iyal, her �eyi g�z�nden silmi�, sadece "Seni, Seni isterim!" diyen Yunus gibi, ne cennet hur�-g�lm�n� ne de ba�ka �ey, bana Seni gerek Seni! diyebilecek kadar bu mevzuda, tamamen Allah'a teslim olmu� m�'minler vard�r. Zannediyorum ki benim, bu anlatt�klar�m�n �tesinde onlar bu beyanlar�mdan kendi ruh ve vicdanlar�nda geli�tirdikleri bu meselenin ger�e�ine intikal eder, kendi mir'�t-� ruhlar�nda onu g�r�r, o b�y�k hakikat�n ihti�am� kar��s�nda, hayret ve hayranl��a d��er ve bir zevk-� ne�ve i�inde askerliklerini s�rd�r�rler.