Tevbe-i Nasuh Nedir?

Tevbe-i Nasuh ile al�kal� bir �yette inanan insanlar muhatap al�n�yor ve ��yle deniyor: �Ey iman edenler! Kendi nefsiniz hakk�nda hay�rhahl�k d���ncesiyle Allah�a tevbe edin� (Tahrim, 66/8).

Ayette �zerinde durulmas� gereken �� kelime var. Bunlar s�ras�yla: �man, tevbe ve nasuh kelimeleridir.

Birinci kelime imand�r. �man, �sl�m��n b�t�n�n� dil ile ikrar kalb ile tasdik etmek, demektir. �nan�lmas� gereken meselelerin hepsine inanmad�k�a insan iman etmi� say�lamaz.

Bizim i�in m�him olan iman�n �er�i man�s�d�r. Bununla beraber ��man� kelimesinin l�gat man�s� nazara al�nacak olursa, her iman eden insan Allah��n teminat� alt�na girmi� olur. Evet, d�nyada, da�lar gibi hadiselerin alt�nda kal�p ezilmekten; ahirette ise d�nyan�n en b�y�k musibet ve belas�na rahmet okutacak kadar deh�et verici azab�n pen�esine d��mekten, insan ancak iman� sayesinde kurtulur ve emniyete erer.

�kinci kelime tevbedir. Tevbe ki�inin kendini yenilemesi ve bir i�-onar�md�r. Yani, sapt�r�c� d���nce ve davran��larla bozulan kalb� muv�nezeyi, yeniden d�zene koyma u�runda, ferdin, Hak�dan Hakk�a ka�mas�, daha do�rusu, O�nun gazab�ndan l�tfuna, hisab�ndan rahmet ve in�yetine s���nmas�d�r tevbe.

Tevbeyi, g�nah duygusuyla, benli�in bir hisabla�mas� �eklinde tarif etmek de m�mk�nd�r. Yani, nefsin, hayat� sorumsuzca sevk ve idaresine kar��, benlik ve iradenin, y�ce da�lar gibi, g�nahlar�n kar��s�na dikilip ona ge�it vermemesidir tevbe.

G�nah, muv�zenesizce bir �ukura yuvarlan�p gitmekse, tevbe, us�l�ne g�re bir hamlede hoplay�p oradan d��ar�ya ��kmakt�r. Di�er bir ifade ile, g�nah; vicdan�n muvakkat bir murakabesizli�inden, r�hun ald��� yara ise, tevbe; kalbin, s�rekli bir �zd�raba d��mesi ve �ok cidd� olarak kendi kendini kontrole koyulmas� ve b�ylece duygular�n yeniden fer ve kuvvet kazanmas�d�r.

G�nah, insanda �eytan�n h�kimiyeti ve nefsin tesiriyle oldu�una g�re, tevbe, �eytana kar�� duygular�n m�dafaas� ve ruhtaki �henksizli�i, dezarmoniyi d�zenleme gayreti demektir.

G�nah, erozyonlar�n�n; ruhu t�rp�leyip a��nd�rmas�na kar��l�k tevbe, g�n�l zeminini, d���nce ve s�zlerin en g�zeli �kelime-i tayyibe� ile �imlendirmek ve o erozyonlar�n tahribat�n� �nlemektir. G�zlerin d�ne yazaca��, y�reklerin hoplayaca�� g�n gelmeden, y�rekleri hoplatan tevbe gayreti ne m�becceldir! Ke�ke onu, her g�nah�n a�t��� gedi�i kapatacak seviyede, �h-u eninlerle yapmaya muvaffak olabilseydik!

�nsanlar d�nyaya g�nahs�z ve masum olarak gelirler. Hi�bir e�rilikleri yoktur. F�trat�n bu temiz ve do�ru yolundan ayr�lan insanlar, kendilerini kuvve-i inbatiyesi olmayan bir topra��n ba�r�na atar ve orada ��r�rler. Evet, g�nahlar insanlar�, yolun kenar�na at�p ��r�ten fakt�rlerdir. G�nahtan sonra insan�n yeniden r�c�u hakk�nda bir ayette �Ve en�bu il� rabbik�m ve eslim�.� (Z�mer, 39/54) �Allah�a in�be edin (d�nd�m-geldim) deyin, Allah�a teslim olun� buyuruluyor. �yleyse tevbe, insan�n bazen g�nahlarla temizli�ini yitirince, hemen temizlenip asliyetine d�nmesidir. Nitekim bir hadis-i �erifte buyuruluyor ki: ��nsan g�nah i�leyince, kalbinde bir siyah nokta belirir. Tevbe ile hemen onu silmezse, o nokta kalbinde �ylece kal�r. Sonra ikinci bir g�nah i�lerse, kalbinde bir nokta daha belirir.� Yani g�nah i�leme fikri art�k onun dima��nda geli�mi� olur. Nas�l ki merdivenin ilk basama��na ad�m atan bir insan, ikinci basama�a ad�m atma fikrine de haz�rlan�r. �kiye atan, ��e �ok rahat ad�m�n� atar ve bir kere g�nah istikametinde perdeyi y�rt�nca -Allah korusun- art�k s�k�lmadan, haya etmeden, pe�i pe�ine �ok g�nahlar i�leyebilir.. ve g�nah merdivenlerinden a�a��ya, gayyaya do�ru gitmeye ba�lar. Onun i�in yine b�y�k bir s�z sultan� diyor ki: �her bir g�nah i�inden k�fre giden bir yol vard�r.� Tevbe, bu yollar� t�kama, a�a��ya do�ru at�lan ad�m� de�i�tirme, insan� Allah�a g�t�ren helezona girdirme ve Allah�a y�kseltme gayretidir.

Tevbe �a�m��l�ktan, yoldan ��km��l�ktan sonra, tekrar d�n�p-gelip sahibini bulmad�r. Onun i�indir ki; Efendimiz Buhari ve M�slim�deki bir hadislerinde bu d�n��� �u �ekilde anlatmaktad�r: �Allah kulunun tevbesinden sonsuz derecede memnun ve mesr�r olur. ��yle ki, bir insan ��lde yolculuk yap�yor. B�t�n az���, e�yas� ve suyu �zerinde olan devesi onu b�rak�p ka��yor. Adam sa�a-sola ko�u�up devesini ar�yor; fakat sonunda yorgun ve �mitsiz bir halde bir a�ac�n alt�nda uyuya kal�yor. G�zlerini a�t���nda bir de ne g�rs�n; devesi, �zerindeki e�yas�yla beraber ba�ucunda durmaktad�r. Adam sevincinden �yle hale geliyor ki, Cenab-� Hakk�a ��krederken yanl��l�kla, �Ben Senin rabbin, Sen de benim kulumsun� diyor. ��te tevbe eden kulu kar��s�nda Cenab-� Hakk��n ferah� bu adam�nkinden daha fazlad�r.�

Elbette ki Hadiste ge�en �ferah� tabirini, bizim anlad���m�z man�da ve bizim �l��lerimiz i�inde Cenab-� Hakk�a izafe ve isnad edemeyiz. O�nun ferah� isti�na-� mutlak�na uygun bir ferah-� mukaddestir ki, biz onun keyfiyetini idrakten aciziz. Bununla beraber, kulun tevbesi, Cenab-� Hakk�� i�te bu �ekilde memnun etmektedir. Ve bizim i�in m�him olan da bu man�y� anlamakt�r.

Tevbenin iki y�n� vard�r. Bunlardan birincisi bize, ikincisi ise Cen�b-� Hakk�a aittir. ��te bu man� i�indir ki, Efendimiz: �Men t�be t�bellah�. �Tevbe edene Allah da tevbe eder.� buyuruyor. Bizden tevbe Allah�a d�nmektir. Allah��n tevbesi ise rahmetiyle bize tevecc�h buyurup, kap�s�n� yeniden a�mas�d�r. Biz yoldan ��kmakla, Allah��n bize bakan b�t�n pencereleri kapanm��, b�t�n menfezleri de t�kanm�� oluyor. Sonra da pi�manl�k duyuyor ve: �Neden yapt�k? Ni�in f�trat�m�za z�t bir yola girdik?� diyoruz. Biz i�imizden kendimizi d�zeltmeye ba�larken ve nedamet hissiyle ��rp�n�p bir metafizik gerilime ge�erken, birdenbire bak�yoruz ki, kap�lar-menfezler bize yeniden a��lmaya ba�lanm��. Birincisi bizim tevbemizdi. Yani o, bir niyet, bir d���nce ve bizi k�vrand�ran bir nedametti. �kincisi de Allah��n tevbesi. O da bize kap�y� ve menfezleri a�t� ve �Kullar�m Ben sizi unutmad�m, terk etmedim, siz Beni hat�rlad���n�z s�rece; ahd-� peyman�n�z� elli defa dahi bozsan�z Beni burada bulacaks�n�z.� dedi... Evet, O Erham�rrahimindir. Ne yaparsak yapal�m dilimizden: �Ya Erhamerrahimin irhamna ya Gaf�r ya Gaffar ve�firlen� z�n�ben� ve tecavez ann seyyiatin� demeyi d���rmemeliyiz.

���nc� kelime �Nas�h�dur. Nasuh, �fa�l� vezninde ism-i fail bir kelimedir. M�bala�a ifade eder. �ok ciddi hay�rhahl�k, nefsine nasihat edicilik demektir. O, nasihat ile ayn� k�kten gelir. Nasihat, bir insan�n iyi d���nmesi, iyi g�rmesi, ba�kalar�n�n iyili�ini istemesidir. �Edd�n� ennas�ha� �Din, nasihattir.� derken, ba�kalar� hakk�nda hay�rhah olarak hareket etmek kastedilmektedir. Yoldan sapmas�nlar diye insanlar�n ellerinden tutma, Allah��, Peygamberi anlatma, bunun icab�d�r. Bug�n, �sl�m�a hizmet eden g�zide M�sl�manlar, n�ran� kadro, Hz.Mesih�in dilinde �kudsiler ordusu� diye isimlendirilmektedir. Zuhur eden hadiseler kar��s�nda g�k par�a par�a �zerlerine d�k�lse, yer �ak �ak olup a��lan korkun� kraterleriyle onlar� yutmaya �al��sa, yine de �sl�m�a hizmet eden bu kudsiler, dine sahip ��kacak ve elinde kor ta��yan yi�itlerin ruh haletiyle kendilerine d��en vazifeyi bir lahza hat�rlar�ndan ��karmayacaklard�r.

Evet, Allah��, Res�l�'ne, Kur�an��, �sl�m�� ve m�barek dinimizi anlatma, itminans�z g�n�llere itminan kazand�rma, ahiret �midi ad�na her �eyi kaybetmi� insanlar�n vicdan�nda yeniden ahiret duygusunu t�tt�rme ve insanlar�n g�n�llerinde cennetin binlerce sene hayat� bir dakika r�yeti cemaline mukabil gelmeyen Cenab-� Hakk��n cemalini g�rme arzusunu mayalama.. i�te bunlar�n hepsi hay�rhahl�kt�r. Ve bunlar�n hepsine bir ��rp�da, Efendimiz �En nas�ha� buyuruyor. Ve sonra da �Dinin ruhu nasihattir� diyor. Nas�h yukar�da da s�yledi�imiz gibi, �ok hay�rhah demektir. �nsan�n en fazla hay�rhahl��� da kendi nefsine olmal�d�r. Ki�i en ba�ta nefsini b�t�n k�t�l�klerden korumal�d�r. Nefsin korunmas�, temel hukukun be� prensibinden bir tanesidir. �nsan nefsini yani kendisini i�kiden, zinadan, k�fre ve dal�lete girmeden koruyacakt�r. Bu korumalardan her birisi �Usul-� hamse�den biriyle alakal�d�r. �nsan nefsini cehenneme lay�k bir hatab haline gelmekten muhafaza etmelidir. E�er odun gibi ya�arsa, odun gibi ha�rolur, odunlar�n gidece�i yer de bellidir. Kur�an; ��nneh�m hatab� cehennem.� �Onlar, cehennemin odunlar�d�r.� diyor. B�yle olunca, her insan�n nefsine kar�� hay�rhahl���, g�nahlara kar�� �ok dikkatli, titiz ve hassas olmas�yla m�mk�nd�r. �nsan nefsi i�in o kadar hay�rhah davranmal�d�r ki, �Allah onu bir kere k�f�r ve dal�letten ��kard�ktan sonra, k�fre ve dal�lete d�nme, ona cehenneme girmekten daha ziyade �zd�rap verici olmal�d�r.�

Bununla beraber insan yine s�r��p kayabilir. B�yle bir durum kar��s�nda da o hemen ak�l ve vicdan�n� harekete ge�irerek, �Ben Allah�tan kopmakla bu h�le geldim. �yle ise, ancak O�na yeniden ba�lanmakla bu durumdan kur-tutabilirim.� diyecek ve Cenab-� Hak�la olan irtibat�n� kuvvetlendirmeye �al��acakt�r. Onun bu cehdi, nas�h tevbenin bir yan�n� te�kil etmektedir.

Onun di�er yan� da �udur: �nsan bir daha eski g�nahlar�na d�nmeyerek, nefsi hakk�nda hep hay�r d���nm�� olmal�d�r. �nsan nas�l evlatlar�n�n istikb�lleri hakk�nda hep hay�r d���n�r, onlar�n iyi olmas�n� ve y�kselmelerini diler, �yle de kendi hakk�nda da hep iyi �eyler dilemelidir. Onun i�in de, daha i�in ba��nda g�nahlara girmemeye azimli olmal� ve g�nahlar� a��s�ndan nefsini ele al�rken, kendisinin Allah�tan uzakla�mas�n� affedilmez �ok b�y�k bir c�r�m ve kapat�lmaz bir u�urum olarak kabul etmelidir ki, b�ylece nas�h tevbe yapm�� say�ls�n. Allah (cc) bu z�viyeden buyuruyor ki: �T�b� ilallah� tevbeten nas�ha� Yani siz, iman�n�z sayesinde, emniyet zemininde bulunuyorsunuz evet, iman etmi�siniz, g�z�n�z a��lm��, ak�-karay� birbirinden tefrik eder duruma gelmi�siniz; sonra Allah�a g�venmi� ve dayanm��s�n�z. Bu bak�mdan, �ayet s�r�seniz yada bir an yoldan inhiraf etseniz, katiyyen ye�se (�mitsizlik) d��memelisiniz; zira ye�se d��meyi gerektiren hi�bir �ey yok; ��nk� Allah, �irkten ba�ka her �eyi ma�firet edece�ine s�z vermi�tir (Nisa, 4/84). �yleyse d��t���n�z yerde kalakalmamal�s�n�z; hemen harekete ge�ip, Allah�a y�nelerek, eski g�nahlara da nedamet edip; kendinizi yeniden bulmaya �al��mal�s�n�z ki, zannediyorum �tevbe-i nas�h� denen m�stesna y�neli� de bu olsa gerek. Ayr�ca, bu tevbe i�in �u �artlar� �ne s�rm��lerdir:

Birincisi: ��lenen g�nah kul hakk�yla al�kal� ise, evvel� o hak sahibine verilmeli ve ondan helallik dilenilmelidir.

�kincisi: Bir daha ayn� g�naha d�nmemek �zere ciddi ve kesin bir kararl�l�k i�inde olunmal�d�r.

���nc�s�: O g�nahla tevbe aras�nda ikinci bir g�nah i�lemeye vakit b�rakmamal�, yani elden geldi�ince g�nahlar be� dakika bile tevbe siz kalmamal�d�r.

Tevbenin bir ba�ka buudu da �udur: G�nah, ruhta bir �zd�rap �eklinde duyulmal�, vicdan da o g�naha kar�� bir nefret, bir tiksinti ve bir �rperti hissetmelidir. Bir insan, i�ledi�i g�nahlar kar��s�nda hasta olmuyor ve �zd�rap �ekmiyorsa, al��a geldi�i gibi a�z�yla tevbe etse dahi, onun yapt��� tevbe de�il, sadece bir merasim ve yarars�z bir ka� s�z s�ylemekten ibaret kal�r. Tevbe, vicdan�n duydu�u nedamet ve bu nedametle insan�n iki b�kl�m olmas�d�r. Dil ile s�ylemek ise, sadece b�yle iki b�kl�m olmu�lu�a kavlen i�tirak ve bir terc�manl�kt�r. Evet, tevbe ancak �zd�rab�n terenn�m�d�r. Ne varki bu terenn�m� de yine Sahib-i �eriat�tan ��reneceksin. Yani nedamet ve �zd�raplar�n� Resulullah�dan ��rendi�in �eylerle soluklayacaks�n: �Este�firullah el-az�m el-ker�m ellezi l� il�he illahu tevbete abdin zalimin layemlik� linefsihi mevten vel� hayaten vela n��ur� �Tevbe ve isti�far ediyorum. �yle bir kul, bir bende, bir tasmal�n�n tevbesi gibi tevbe ediyorum ki, kendi kendine, ne dirilebilir, ne �lebilir, ne hareket edebilir, ne yatabilir, ne kalkabilir. ��te ben b�yle acizlerden aciz bir zavall�; Sana g�nah ve zul�mlerimden dolay� tevbe ediyorum.� Allah Res�l�nden mervi bir hadiste, tevbe ve isti�fardan �nce iki rekat namaz k�lmaktan, sonra da tevbe edenin ba��n� yere koyarak tam konsantre olup, Rabbin rahmetiyle m�nasebete ge�ece�i ana kadar, secdede �Ya Hayyu ya Kayy�m bi rahmetike este��s� eslihl� �e�ni k�lleh vel� tekilni il� nefsi tarfete ayn� �Ey Hayy-u Kayyum, benim her halimi �slah eyle, Sen beni g�z a��p kapay�ncaya kadar nefsimle ba�ba�a b�rakma� gibi dualardan da s�z ediliyor. Yani i�teki nedametin bu s�zlerle soluklanmas� tavsiye ediliyor. Bu mevzuda yine Efendimiz�den (asm) �eref s�d�r olmu�, sabah ak�am okunan ve �seyyid-�l isti�far� diye bilinen bir dua daha mervidir ki oda: �Allah�mme ente rabb�, l� il�he ill� ente halakten� ve ene abd�ke ve ene ala ahdike ve va�dike mesteta�t euz� bike min �erri ma sana�t, eb�u leke bini�metike aleyye ve eb�u bizenbi fe�firli feinnehu leya�firuzzun�be illa ent� isti�far�d�r. Seleften baz�lar�, �ente� kelimesinin sonuna �Ya Gaffar, Ya Gaf�r� isimlerini de ilave etmi�ler. Bunlar, Efendimiz�den mervi olanlar aras�nda olmasa da Rabbimizin iki m�barek ismini �efaat�i yaparak Allah�a tevecc�h etme m�n�s�nda �ok g�zeldir.

Evet tevbe, kalbin nedamet ve �zd�rap duymas�d�r. Biz b�yle bir �zd�rab�, tevbe ve isti�farda kullan�lan kelimelerle eda etti�imiz s�rece makbuld�r. Ancak, i�imizde g�naha kar�� hi�bir �zd�rap duymadan, dilimiz: �Esta�firullah esta�firullah el az�m el ker�m ellezi l� il�he illah� el-hayyel-kayyum ve etub� ileyh.� veya �Elimle, dilimle, a�z�mla, g�z�mle, kula��mla i�ledi�im her g�nahtan tevbe ettim, pi�man oldum..� diyor fakat duygu ve d���ncelerimiz bu kelimelere refakat etmiyorsa ve i�teki dalgalanmalar soluklar�m�z� kesecek kadar a��rl�klar�n� hissettirmiyorsa, bo�una u�ra��yoruz demektir. �nsan hi� olmazsa Allah kar��s�nda g�nahlar�n� ifade de, vicdan�ndan gelen sesleri soluklamal�d�r. Evet tevbe ve isti�far ederken �aka ve merasim yapm�yor, herhangi bir folkl�r� icra etmiyoruz. Bilakis Allah kar��s�nda ger�ekten i�ledi�imiz bir g�nahtan ger�ek bir nedamet duygusunu Allah�a takdim ediyoruz.

Ve son olarak burada �unu da arz edeyim: Camilerde yap�lan nikah ve iman tecdidi gibi, asl� esas� olmayan, ve bir m�n� ifade etmeyen s�zlerin m��minlere kazand�raca�� hi�bir �ey yoktur. Hele nikah gibi, ciddi baz� esaslara ba�l� bir mesele de, ��nn� �rid� en �ceddidel-imane vennikahe� demek sadece bir tevbe olarak de�il s�z, dil kaideleri bak�m�ndan da tenkide a��kt�r. ��nk� adam: �Ben nikah�m� ve dinimi yenilemeyi d���n�yorum.� diyor. Yeniledi�ini de s�ylemiyor. Yani, d���n�yorum ilerde yenileyebilirim, demek istiyor. Allah korusun, bu �ok tehlikeli bir ifadedir. ��nk� bir insan, bilerek veya bilmeyerek kelime-i k�fr� telaffuz etmi�se hemen an�nda tecdidi iman etmesi laz�md�r. Bunun yegane �aresi vicdan�ndan gelerek, i�ledi�i b�t�n g�nahlara, ciddi bir hissi nedametle arkas�n� d�n�p �E�hed� enla ilahe illallah ve e�hed� enne Muhammeden abd�h� ve Ras�l�h.� demektir. Bunun ise tehire tahamm�l� yoktur. M�sl�manlar� bo� �eylerle avutmak faydas�zd�r. Ciddi tevbe edelim. Her hata ve her s�r�melerimizden �rperelim ve Allah�a y�nelelim. B�t�n bunlar� yaparken de Allah Resul��n�n talim ve ir�ad daireleri i�inde kalmaya �al��al�m.